Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nden komünizm ve PKK terörüne karşı çözüm

bediuzzaman said nursi hazretleri komunizm pkk abdullah ocalan kurt adnan oktar

Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinden Komünizm ve PKK Terörüne Karşı Çözüm
Video: https://www.youtube.com/watch?v=98Oa9Vwn5PI

Bediüzzaman Hazretlerinden Komünizm ve PKK Terörüne…

Bediüzzaman Hazretlerinden Komünizm ve PKK Terörüne Karşı Çözüm

  • Bediüzzaman Hazretleri komünist düşünceye karşı verilmesi gereken mücadeleyi nasıl açıklamıştır?
  • PKK terörü hakkındaki görüşleri nelerdir?

Darwinizm, komünizm, materyalizm, şiddet ve terör birbirlerinden ayrılmaz bir bütündür. İnsanları isyana, kavgaya, başıbozukluğa, sevgisizliğe, bencilliğe ve ahlaksızlığa yönelten Darwinizm yok edilmeden insanlar arasında dostluk ve kardeşliğin tesis edilmesi asla mümkün değildir. Bediüzzaman Hazretleri bu konuda gerekli tedbirlerin alınması, yapılan yanlışlıkların düzetilmesi için hem kendi döneminde yaşayan Müslümanları, hem de günümüzde bu olaylara geniş ölçüde şahit olan kardeşlerimizi uyarmış ve çözüm önerileri sunmuştur.

Bediüzzaman Hazretleri Komünizmle Fikren Mücadele Etmenin Önemini Vurgulamıştır

Bediüzzaman Hazretlerinden Komünizm ve PKK Terörüne Karşı ÇözümBilindiği gibi komünizm gücünü Allah’a inanmayan Darwinist-Marksist ideolojiden alır. Komünizm ideolojisi fikren yok edilmedikçe bu tehlikenin yok olması da mümkün değildir. Bu nedenle Bediüzzaman Hazretleri komünizme karşı ilmi mücadele vermenin önemine dikkat çekmiş, komünizmin iman düşmanlığına karşı kendisinin de fikri mücadele vereceğini söylemiştir:

“Bir tek gayem vardır: O da, mezara yaklaştığım bu zamanda, İSLAM MEMLEKETİ OLAN BU VATANDA BOLŞEVİK BAYKUŞLARININ SESLERİNİ İŞİTİYORUZ. Bu ses, alem-i İslam’ın iman esaslarını zedeliyor. Halkı, bilhassa gençleri imansız yaparak kendisine bağlıyor.

Ben bütün mevcudiyetimle bunlarla mücadele ederek gençleri ve Müslümanları imana davet ediyorum. Bu imansız kitleye karşı mücadele ediyorum. Bu mücahedemle inşaAllah Allah huzuruna girmek istiyorum. Bütün faaliyetim budur. Beni bu gayemden alıkoyanlar da, korkarım ki Bolşevikler olsun. Bu iman düşmanlarına karşı mücahede açan dindar kuvvetlerle el ele vermek, benim için mukaddes bir gayedir. Beni serbest bırakınız, el birliğiyle, KOMÜNİSTLİKLE ZEHİRLENEN GENÇLERİN ISLAHINA VE MEMLEKETİN İMANINA, Allah’ın birliğine hizmet edeyim.” (Şualar, Sayfa No:617, 618)

www.bediuzzamansaidnursi.net

Bediüzzaman Hazretleri Komünizmin Geniş Şekilde Yayılmasında Telkin Yönteminin Kullanıldığına Dikkat Çekmiştir

Bediüzzaman Hazretleri kendisinden sonraki dönemde komünist hareketin Darwinist, materyalist felsefe vasıtasıyla sürekli tekrarlanarak gelişeceği ve yayılacağını bu felsefenin (Allah’ı tenzih ederiz) Rabbimiz’i ve Yaratılışı inkar eden boyutlara ulaşacağını bildirmiştir:

“TABİİYYUN, MADDİYYUN (materyalizm, Darwinizm’den) felsefesinden tevellüd eden (doğan) bir cereyan-ı Nemrudane gittikçe AHİR ZAMANDA, “FELSEFE-İ MADDİYE VASITASIYLA İNTİŞAR EDEREK KUVVET BULUP, ULUHİYETİ (Allah’ın varlığını) İNKAR EDECEK bir dereceye gelir.” (Mektubat s. 57)

Nitekim komünizmin fikri dayanağı olan Darwinizm ve Darwinizm’den kaynaklanan materyalist akımlar insanlara ‘yaşam bir mücadele alanıdır’, ‘yalnızca güçlü olanlar ayakta kalabilirler ve zayıf olanlar elenmeye mahkumdur’, ‘insan ve tüm kainat kör tesadüflerin eseridir, dolayısıyla hiç kimse yaptıklarından ötürü kimseye karşı sorumlu değildir’ gibi batıl telkinler vererek insanları adeta hayvanca bir yaşama sürüklemiş, bu durumun kaçınılmaz bir neticesi olarak da acımasızlık, saldırganlık ve şiddet olağan karşılanır hale gelmiş, bu telkin yöntemi ile komünizm çok vahşi yöntemlerle dünyada pek çok ülkeye yayılmıştır. Bediüzzaman komünizmin Hristiyanlığın hükümlerini, sosyal hayatını birleştiren unsurları bozarak Yecüc-Mecüc’e zemin hazırladığını ve Çin, Rusya, Laos, Kamboçya, Vietnam gibi  ülkelerde bu şekilde yaygınlaştığını da haber vermiştir:

“Büyük deccal şeytanın iğvası ve hükmü ile şeriat-ı İseviyenin ahkamını kaldırıp Hristiyanların hayat-ı içtimaiyelerini, idare eden rabıtaları bozarak, anarşistliğe ve “Ye’cüc ve Me’cüc”e zemin hazırlar.” (Şualar, 512)

www.komunizmvediyalektikfelsefe.com

Bediüzzaman Hazretleri Türkiye’de de Devlet Organları ve Bir Kısım Medyanın, Bilinçsiz Olarak Komünizmin ve Terör Örgütünün Propagandasını Yaptığını Söylemiştir

“MADDİYYUNLUK (ateist, materyalist ve Darwinist felsefeler) manevi taundur (bulaşıcı bir veba hastalığıdır) ki BEŞERE ŞU MÜTHİŞ SITMAYI TUTTURDU, GAZAB-I İLAHİYE ÇARPTIRDI. “Telkin ve tenkid kabiliyeti” tevessü ettikçe (geliştikçe), o taun da” tevessü eder (gelişir). (Mektubat, s.513)

Bediüzzaman şu an Türkiye’de en büyük komünist ayaklanmayı başlatan PKK’nın inancının  Marksist, Leninist, ateist, materyalist, Darwinist felsefeye dayandığına bu inancın telkin yoluyla sürekli olarak anlatıldığına dikkat çekmiştir. Gerçekten de günümüzde radyolardan, televizyonlardan, gazetelerden geceli gündüzlü propaganda yapılmakta, Darwinist felsefe okullarda ders olarak okutulmaktadır. Devlet yetkilileri de PKK terörü ile ilgili olarak konuşmakta ancak çözüm getirmekten uzak yöntemlerle konuya yaklaştıklarından farkında olmadan terörist örgütün propagandasını yapmaktadır ve bu şekilde Darwinist felsefenin yayılmasına zemin hazırlamaktadırlar.

Bediüzzaman Hazretleri Komünist Bölücülere Karşı Fikri Olarak Büyük Mücadele Vermiştir

Bediüzzaman Hazretleri Doğu insanımızın büyük bölümünün dindar olduğuna burada bir etnik hareket değil, komünist ve dinsiz bir hareketin yaşandığına da dikkat çekmiştir.

  • Gerçekten de Kürt kökenli kardeşlerimiz son derece sevgi dolu, insancıl, merhametli, dindar ve misafirperverdir. Diğer vatandaşlarımız gibi, Anadolu’da hakim olan üstün ve örnek ahlakı en güzel şekilde yaşamaktadırlar. Bediüzzaman Hazretleri yayınladığı yazılarında bu gerçeğe parmak basarak;
  • Kürtçüleri ve Kürt Devleti meraklılarını protesto etmiş;
  • Kürtçülük yapan kişi ve grupların İslami esaslardan uzak ve temelsiz görüşlerinin taraftar bulamayacağını;

Vatanını milletini yürekten seven üstün mizaçlı Kürt halkımızın komünist yapılanmaya ve bölünmeye asla izin vermeyeceğini bildirmiştir:

“KÜRTLER, İSLAM CAMİASINDAN AYRILMAYA ASLA TAHAMMÜL EDEMEZLER.Bunun aksini iddia edenler, mutlaka özel maksatlar altında hareket eden ve Kürtlük adına söz söylemeye yetkili olmayan beş-on kişiden ibarettir… KÜRTLÜK DAVASI PEK MANASIZ BİR İDDİADIR. Çünkü her şeyden evvel Müslümandırlar. Hem de dini salabeti (sağlamlığı, merdane tavrı) kuvvetli olan hakiki Müslümanlardan… İslam, cahiliye asabiyesini (taraftarlığını, kendi ırkını veya benzer şeyleri korumayı) ortadan kaldırmıştır. İslam, İslam kardeşliğine aykırı olan kavmiyet davasını yasaklamıştır… İSLAMİYET, HERHANGİ BİR IRKIN DİĞER BİR İSLAM UNSURU ALEYHİNE OLARAK MENFİ SURETTE AYRILMASINI KABUL ETMEZ. Binaenaleyh Kürtleri Müslümanlıktan ayırmak isteyenler, İslam’ın esaslarına muhalif hareket ediyorlar. Fakat bunlar da kimlerdir? Bir-iki kulüpte toplanan beş-on kişiden ibaret. Hakiki Kürtler, kimseyi kendilerine savunma vekili olarak kabul etmiyorlar. Onların vekili ve Kürtlük namına söz söyleyecek kişiler, ancak Osmanlı Mebusan Meclisindeki kişiler olabilir. KÜRDİSTANA VERİLECEK MUHTARİYETTEN BAHSEDİLİYOR. KÜRTLER, YABANCI HİMAYESİNDE BİR MUHTARİYETİ KABUL ETMEKTENSE ÖLÜMÜ TERCİH EDERLER. Eğer Kürtlerin inkişaf (açılım) serbestliğini düşünmek lazım gelirse, bunu Bogos Nubar ile Şerif Paşa değil, Devlet-i Aliye düşünür. Hulasa Kürtler, bu hususta kimsenin aracılığına ve müdahalesine muhtaç değildirler.” (Said Nursi, 23 Aralık 1920’de Vakit ve İkdam gazeteleri)

www.pkkyacozum.com

Bediüzzaman Hazretleri Komünizm ve Bölücü Örgütün Terör Eylemlerine Yönelik Çözümler Sunmuştur

Maddiyunluğa Karşı Tek Çare Kuran’ın Hakikatlerine Sarılmaktır

Yüzyıllardır insanların karşı karşıya oldukları sorunlara çözüm getirilememesinin nedeni çözümün komünizm gibi hep yanlış sistem ve inançlarda aranmış olmasıdır. Oysa çözüm Allah’ın insanlar için seçip beğendiği Kuran ahlakındadır. Bediüzzaman Hazretleri çözümün Kuran ahlakı olduğunu bildirmiştir:

ŞİMDİ BU ZAMANDA EN BÜYÜK TEHLİKE OLAN ZINDIKA VE DİNSİZLİK VE ANARŞİLİK VE MADDİYUNLUĞA KARŞI YALNIZ VE YALNIZ TEK BİR ÇARE VAR. O DA KUR’AN’IN HAKİKATLERİNE SARILMAKTIR. Yoksa koca Çin’i az bir zamanda komünistliğe çeviren musibet-i beşeriye (insanlara gelen belalar), siyasi, maddi kuvvetlerle susmaz. Yalnız onu susturan hakikat-i Kur’aniyedir (Kuran hakikatleridir).

Rehber Risalesindeki Leyle-i Kadir (Kadir gecesi) meselesi, şimdi hem Amerika, hem Avrupa’da eseri görülüyor. Onun için, şimdiki bu hükûmetimizin hakiki kuvveti, hakaik-i Kur’aniyeye dayanmak ve hizmet etmektir. Bununla, ihtiyat kuvveti olan üç yüz elli milyon uhuvvet-i İslamiye ile ittihad-ı İslam dairesinde kardeşleri kazanır. Eskiden Hıristiyan devletleri bu ittihad-ı İslama taraftar değildiler. Fakat şimdi komünistlik ve anarşistlik çıktığı için, hem Amerika, hem Avrupa devletleri Kur’an’a ve ittihad-ı İslama taraftar olmaya mecburdurlar. (Emirdağ Lahikası, S. 297)

Kuran Hakikatlerinin Komünizme Karşı Sedd-i Zülkarneyn Olması

Müslüman kardeşlerimizin komünist zulme karşı gösterecekleri tepki mutlaka Kuran ahlakına ve Peygamberimiz (s.a.v.)’in sünnetine uygun olmalıdır. Darwinist, materyalist, komünist ideolojilerin etkisi ve telkinleriyle yapılan şiddete dayalı bir mücadele hem Kuran ahlakına uygun değildir, hem de Allah böyle bir mücadeleye başarı nasip etmez. Şiddet şiddeti doğuracak, şiddete dayalı bir mücadele Müslüman kardeşlerimizin daha çok şiddete maruz kalmasına sebep olacaktır. Müslüman kardeşlerimizin haklı mücadelesinin başarıya ulaşması, ancak silahlı mücadelenin fikri zemine çekilmesi ve çok güçlü bir eğitim projesiyle desteklenmesiyle mümkün olabilir. Bunun için de Müslüman halkın, eğitimli, kültürlü, hukuk, diplomasi ve uluslararası politikaya vakıf ve tüm bunların yanında Kuran ahlakına göre hareket eden güçlü bir kadroya ihtiyacı bulunmaktadır. Üstad bu önemli gerçeği şöyle ifade etmiştir:

“Bana dediler ki: “Din propagandasını yapan dindarların serbestiyet kanunu geri kalmış. Fakat solcular hakkındaki kanunu tacil edip (acele edip hızlandırma) tasdik etmişler.”

Kalbime geldi ki: Bu vatan ve İslamiyetin maslahatı, her şeyden evvel dindarların serbestiyeti hakkındaki kanunun hem tacil (acele edip hızlandırma), hem tasdik ve hem de çabuk mekteplerde tatbik edilmesi elzemdir. Çünkü bu tasdikle Rusya’daki kırk milyona yakın Müslümanı, hem dört yüz milyon alem-i İslamın manevi kuvvetini bir ihtiyat kuvveti olarak bu vatana kazandırmakla beraber, KOMÜNİSTİN MANEVİ TAHRİBATINA KARŞI şimdiye kadar Rus’un, Amerikan ve İngiliz’e karşı tecavüzünden ziyade bin senelik adavetinden (düşmanlığından) dolayı en evvel bize tecavüz etmesi adavetinin muktezası (düşmanlığının gereği) iken, O TECAVÜZÜ DURDURAN, ŞÜPHESİZ HAKAİK-İ KUR’ANİYE VE İMANİYEDİR. ÖYLEYSE, BU VATANDA HER ŞEYDEN EVVEL O ACİP KUVVETE KARŞI HAKAİK-İ KUR’ANİYE VE İMANİYEYİ BİLFİİL ELDE TUTUP DİNSİZLİĞİN ÖNÜNE KUVVETLİ BİR SEDD-İ ZÜLKARNEYN GİBİ BİR SEDD-İ KUR’ANI YAPILMASI LAZIM VE ELZEMDİR.

Çünkü dinsizlik Rus’u, şimdiye kadar yarı Çin’i ve yarı Avrupa’yı istila ettiği halde, bize karşı tecavüz ettirmeyip tevkif ettiren (durduran), hakaik-i imaniye ve Kur’aniyedir. Yoksa, Rusların tahribat nevinden manevi kuvvetlerine karşı adliyenin binden birine maddi ceza vermesiyle; serserilere ve fakirlere, zenginlerin malını peşkeş çeken ve hevesli gençlere ehli namusun kızlarını ve ailelerini mübah kılan ve az bir zamanda Avrupa’nın yarısını elde eden bir kuvvete karşı, ancak ve ancak manevi bombalar lazım ki, o da hakaik-i Kur’aniye ve imaniye atom bombası olup o dehşetli solculuk cereyanını durdursun. YOKSA, ADLİYE VASITASIYLA YÜZDEN BİRİNE VERİLEN MADDİ CEZA İLE BU KÜLLİ KUVVET TEVKİF EDİLMEZ (durdurulamaz). (Emirdağ Lahikası, s.310)

Üçüncü mesele: Şimdi küfr-ü mutlak, (kesin ve tam bir inkar) öyle cehennem-i manevi neşrine (yayılmasına) çalışıyor ki, kainatta hiçbir kafir ona yanaşmamak lazım geliyor. Kur’an’ın “rahmeten lil’alemin” (alemlere rahmet) olduğunun bir sırrı budur ki: Nasıl Müslümanlara rahmettir; ahirete iman, Allah’a iman ihtimalini vermesiyle de, bütün dinsizlere ve bütün aleme ve nev-i beşere (insanlığa) rahmet olmasına bir nükte, bir işarettir ki, o manevi cehennemden dünyada da onları bir derece kurtarmış. HALBUKİ ŞİMDİ FEN VE FELSEFENİN DALALET (hakikatten ayrılma)KISMI, YANİ KUR’AN’LA BARIŞMAYAN, YOLDAN ÇIKMIŞ, KUR’AN’A MUHALEFET EDEN KISMI, KÜFR-Ü MUTLAKI KOMÜNİSTLER TARZINDA NEŞRE BAŞLADILAR. Komünistlik perdesinde anarşistliği netice verecek bir surette münafıklar, zındıklar vasıtasıyla ve bazı müfrit dinsiz siyasetçiler vasıtasıyla neşir ile aşılanmaya başlandığı için, şimdiki hayat, dinsiz olarak kabil değildir, yaşamaz. “Dinsiz bir millet yaşamaz” hükmü bu noktaya işarettir. Küfr-ü mutlak olduğu zaman, hakikat-i halde yaşanmaz. Onun için, Kur’an-ı Hakim, bu asırda bir mucize-i maneviyesi olarak Risale-i Nur şakirtlerine bu dersi vermiş ki, küfr-ü mutlaka, anarşistliğe karşı sed çeksin. Hem çekmiş. EVET ÇİN’İ, HEM YARI AVRUPA’YI VE BALKANLARI İSTİLA EDEN BU CEREYANA KARŞI BİZİ MUHAFAZA EDEN KUR’AN-I HAKİMİN BU DERSİDİR Kİ, O HÜCUMA KARŞI SED ÇEKMİŞ, BU SURETLE O TEHLİKEYE KARŞI ÇARE BULMUŞTUR. Demek bir Müslüman mümkün değil, başka bir dine girip, ya Hıristiyan ve Yahudi, hususan bolşevik gibi olmak… Çünkü, bir İsevi, Müslüman olsa, İsa Aleyhisselamı daha ziyade sever. Bir Mûsevi, Müslüman olsa, Mûsa Aleyhisselamı daha ziyade sever. Fakat bir Müslüman, Muhammed Aleyhissalatü Vesselamın zincirinden çıksa, dinini bıraksa, daha hiçbir dine girmez, anarşist olur; ruhunda kemalata medar hiçbir halet kalmaz. Vicdanı tefessüh eder (bozulur, çürür), hayat-ı içtimaiyeye (topluma) bir zehir olur. (Emirdağ Lahikası, S. 457-458)

www.gecesohbetleri.com

www.dinsizligindiniilemucadele.com

Komünizmle Mücadelede Orta Yol Olmaz

Bediüzzaman Hazretlerinden Komünizm ve PKK Terörüne Karşı ÇözümFitnelerle dolu, korku ve şiddetin hakim olduğu komünist ve Darwinist zulme karşı sessiz kalınması, bu zulme rıza göstermek anlamına gelir. Darwinist komünist düşüncenin akıttığı her damla kandan, yıkılan her evden, şehit olan her masumdan, yaralanıp sakat kalan her mazlumdan, açlık ve yokluk içinde yaşayan her insandan, bütün Müslümanlar sorumludur. Bu nedenle Üstadımız Bediüzzaman Said Nursi komünist mücadelede tarafsız kalınamayacağını çok hikmetli bir biçimde vurgulamıştır:

“Küfür ile iman ortası yoktur. BU MEMLEKETTE İSLAMİYETE KARŞI KOMÜNİST MÜCADELESİ ORTASI OLAMAZ. Sağ ve sol, ortası, üç meslek icap ettirir. Eğer İngiliz, Fransız deseler hakları var. “Sağ İslamiyet, sol komünistlik, ortası da Nasraniyet (Hristiyanlık)” diyebilirler. Fakat bu vatanda, küfr-ü mutlaka karşı İman ve İslamiyetten başka bir din, bir mezhep olamaz. Olsa, dini bırakıp komünistliğe girmektir. Çünkü hakiki bir Müslüman hiçbir zaman Yahudi ve Nasrani olamıyor. Olsa olsa dinsiz olup tam anarşist olur.” (Emirdağ Lahikası, S. 301)

Komünizme Karşı Kitaplarla Mücadele Önemlidir

Üstad’ın dikkat çektiği bir konu da komünist, Darwinist, materyalist düşünceye karşı “bilgi sahibi” olmaktır. Müslümanların tarihin bu en geniş ölçekli ve sistemli hareketine karşı, yaşadıkları devrin tüm bilgilerine hakim olmaları, bu felseyi çok iyi bilmeleri ve bu çürük felsefeyi yok edecek bilimsel delilleri de çok net ve açık bir dille anlamaları gerekir. Bu nedenle komünizme karşı fikri mücadele veren kitapları almalı, okumalı ve bunların başka insanlar tarafından okunup bilgi sahibi olunmasına destek vermelidir:

Unutulmamalıdır ki; Müslüman, Allah’ın insanlar için seçtiği dinin yeryüzündeki temsilcisidir. Dolayısıyla yaşadığı devrin bilim, kültür, düşünce, teknoloji gibi farklı alanlarına hakim olmalı, bunları bilmeli ve en iyi şekilde kullanabilecek yeteneğe sahip olmalıdır.

KOMÜNİZME KARŞI NEŞRİYAT (yazılı eserler)YOLUYLA MÜCADELE ÇOK ZARURİDİR. Ve Demokratlar tüzüklerinde buna yer vermiştir. İnşaAllah, bu gibi İslami faaliyetlerle, Türklere karşı çalışan komünistler, farmasonlar ve başkaları mahvolacak ve istikbalde Türkiye eski makamına terakki edecek (yükselecek)…(Tarihçe-i Hayat, S. 620)

www.İslambirligi.org

Çözüm İttihad-ı İslam’dır

Bediüzzaman Hazretlerinden Komünizm ve PKK Terörüne Karşı ÇözümDeccaliyetin komünist materyalist felsefelerle Müslümanları baskı altına aldığı ahir zamanın bu en şiddetli döneminde, Müslümanların aciliyetli olarak yerine getirmeleri gereken husus, birlik olmaktır. Yeryüzünde bozgunculuğun son bulması için iman edenlerin birbirleriyle dost olmaları, ittifak etmeleri, birlik ve beraberlik içinde olmaları gerektiği açıktır. İslam dünyasının bu birliği istemesi lazımdır. Birlik istemeyen ayrılık istiyor demektir ve ayrılığın İslam dünyasına hiçbir faydası yoktur. Bediüzzaman Hazretleri İttihad-ı İslam’ın önemini şöyle anlatmaktadır:

MÜSLÜMANLARIN GÜCÜ, KUVVETİ VE MENFAATİ BİRLİK OLMAKTADIR. Şimdi milletin arzusuyla şeair-i İslamiye’nin (dinin alametleri, ezan, kurban gibi) serbestiyetine vesile olan Demokratlar, hem mevkilerini muhafaza, hem vatan ve milletini memnun etmek ÇARE-İ YEGANESİ, İTTİHAD-I İSLAM CEREYANINI KENDİNE NOKTA-İ İSTİNAD (dayanak noktası)YAPMAKTIR. Eski zamanda İngiliz, Fransız, Amerika siyasetleri ve menfaatleri buna muarız (karşı) olmakla mani olurdular. Şimdi menfaatleri ve siyasetleri buna muarız değil, belki muhtaçtırlar. ÇÜNKÜ KOMÜNİSTLİK, MASONLUK, ZINDIKLIK, DİNSİZLİK, DOĞRUDAN DOĞRUYA ANARŞİSTLİĞİ İNTAÇ EDİYOR (doğuruyor). VE BU DEHŞETLİ TAHRİP EDİCİLERE KARŞI ANCAK VE ANCAK HAKİKAT-I KUR’ANİYE ETRAFINDA İTTİHAD-I İSLAM DAYANABİLİR. Ve beşeri bu tehlikeden kurtarmaya vesile olduğu gibi, bu vatanı istilayı ecanipten (yabancılar) ve bu milleti anarşilikten kurtaracak yalnız odur. Ve bu hakikate binaen, Demokratlar bütün kuvvetleriyle bu hakikate istinad edip komünist ve masonluk cereyanına karşı vaziyet almaları zaruridir. (Emirdağ Lahikası, S. 271)

SONUÇ: BEDİÜZZAMAN KÜRDİSTAN DEVLETİ KURMA FİKRİNİ REDDEDİYOR,

İTTİHAD-I İSLAM’I SAVUNUYOR

“Kürt Teali Cemiyeti”nin reisi Abdülkadir’den gelen Kürdistan kurma fikirlerine Bediüzzaman şu cevabı veriyordu:

“Allahü Zülcelal Hazretleri, Kuran-ı Kerim’de, “Öyle bir kavim getireceğim ki, onlar Allah’ı severler, Allah da onları sever” diye buyurmuştur. Ben de bu beyan-ı İlahi karşısında düşündüm; bu kavmin bin yıldan beri alem-i İslam’ın bayraktarlığını yapan Türk milleti olduğunu anladım. Bu kahraman millete hizmet yerine, 450 MİLYON HAKİKİ MÜSLÜMANIN KARDEŞ BEDELİNE, BİRKAÇ AKILSIZ KAVMİYETÇİ KİMSENİN PEŞİNDEN GİTMEM.” (Necmeddin Şahiner, Bilinmeyen Taraflarıyla Bediüzzaman Said Nursi, s. 233-234.)

Bu sözlerinden de anlaşılacağı üzere Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri hem kendi yaşadığı dönemde hem de kendinden sonra  terör ve anarşinin insanlığın karşısına büyük bir bela olarak çıkacağını biliyordu. Bu nedenle de terörle mücadele ile ilgili çeşitli çözüm yolları sunuyor, insanları bu konuda bilinçlendirmeye çalışıyordu. O, “Dinin şiddetle men ettiği şey, fitne ve anarşidir. Çünkü anarşi hiçbir hak tanımaz. İnsanlık ahlakını ve medeniyet eserlerini canavar hayvanlar ahlakına çevirir…” (Bediüzzaman Said Nursi, Tarihçe-i Hayat, Isparta Hayatı, s.2216) sözüyle İslam dininin terör ve şiddete bakış açısını en güzel şekilde ifade etmiştir. Bütün hayatını da bu bakış açısını insanlara anlatmakla geçirmiştir.

Üstadımız Said Nursi Hazretleri, komünizm ve terörle mücadelenin iman edenlerin üzerine yüklenen önemli bir sorumluluk olduğunu, bu mücadelenin sabır ve tahammül gerektirdiğini şöyle ifade etmiştir:

“Madem iman hizmetinde tam ihlasla, anarşiliği durdurmakla, asayişi muhafaza etmekle sabır ve tahammül gerekir. Ben de bunun için rahatımı, haysiyetimi feda ediyorum. Onları da helal ediyorum.” (Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, 2 cilt, s. 200)

Bizler için kıymetli Üstadımız Bediüzzaman Hazretlerinin tecrübeleri ve birer rehber niteliğindeki sözleri çok değerlidir. Bu nedenle tüm hayatı boyunca, Kuran ahlakındaki sevgi, barış ve huzur dolu dünyayı tesis etmek için çaba göstermiş olan bu kıymetli insanın her açıklaması üzerinde dikkatle düşünmemiz gerekir. Komünist sistem dünya çapında güçlü bir ideoloji olabilir. Ancak bu sahte ve batıl ideolojiyi, Hakka olan kuvvetli inanç ile fikren yerle bir etmek çok kolaydır.

Ücretsiz kitap: Komünizm Pusuda
http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/781/Komunizm-Pusuda
komunizm pusuda komunist ak parti akp gezi parki adnan oktar recep tayyip erdogan

Komünist Kürdistan Tehlikesi
http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/146212/Komunist-Kurdistan-Tehlikesi
komunis tkurdistan tehlikesi recep tayyip erdogan akp ak parti adnan oktar

Komünist Çin’in Zulüm Politikası ve Doğu Türkistan
http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/779/Komunist-Cinin-Zulum-Politikasi-ve-Dogu-Turkistan
komunist cin dogu turkistan recep tayyip erdogan akp ak parti adnan oktar

Terör Sevgiyle Yok Edilir
http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/957/teror-sevgiyle-yok-edilir
adnan oktar pkk teror sevgiyle yok edilir kitap basbakan recep tayyip erdogan

Advertisements

Evrim teorisi Bediüzzaman Said Nursi’nin de başına bela oldu – Adnan Oktar

bediuzzaman said nursi evrim teorisi darwinizm adnan oktar

Darwinizm Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin de başına bela oldu
Video: http://www.youtube.com/watch?v=l49SVEr5MSk

DİDEM ÜRER: Milat Gazetesi yazarı Bekir Fuat, Bediüzzaman Said Nursi’nin “Mekke’de olsaydım İslam’a hizmet için yine Anadolu’ya gelirdim” dediğini aktardı ve yazısında “İttihad-ı İslam idealinin zemininin Anadolu’da yeşeren ve iman hareketinden beslenen büyük çıkışın oluşturacağını” söyledi. “Ve on birinci yüzyıldan itibaren İslam medeniyetinin ağırlığını bu millet taşımıştır. Türkiye’yi İslam coğrafyasından ayrı düşünemeyiz. İttihad-ı İslam yolunda gayret etmek, onun heyecanını paylaşmak elbette hakkımız ve vazifemiz” şeklinde yazdı.

ADNAN OKTAR: İttihad-ı İslam önündeki en büyük engel, Darwinizim’di. Abdülhamid’in de başına belaydı, Bediüzzaman’ın da başına bela oldu, Fethullah Gülen Hocamız’ın da başına bela oldu. İttihad-ı İslam bu sert kayaya, bu çelik engele çözüm bulamıyordu. Biz onu buldozerle yerle bir ettik, asfalt gibi yol açıldı. Şimdi İttihad-ı İslam’ın kapısı sonuna kadar açık. Çok rahat tebliğ yapılabiliyor, çok rahat İslam anlatılabiliyor. Solun direnme gücü şu anda sıfır, ideolojik direnme gücü sıfır. Eskiden çok rahat tartışabiliyordular, birçok dindarı ezebiliyorlardı. Güçleri kalmamıştı birçok Müslüman’ın. Fethullah Gülen Hoca’nın ifadesi çok manidar. O filmi bir daha yayınlayalım.

VTR: http://www.youtube.com/watch?v=l49SVEr5MSk#t=55s

ADNAN OKTAR: Yüzlerce eseri bizler yazdık. Duane Gish’den bahsediyor. Adam bütün dünyanın eğlencesiydi. Duane Gish’in Darwinizm’e karşı bir gücü yoktu. Darwinizm’e karşı vuruşu yapan yerle bir eden biziz. Ve o dönemde Fethullah Gülen Hoca Kuran hafızı olduğu halde, Risale-i Nur’u da hafız gibi ezberden bildiği halde “yine kurtulamadım” diyor. “Darwinizm’in, materyalizmin gücü beni ezdi” diyor, “gücüm yetmedi” diyor, “ama şu an çok seviniyorum” diyor. “Yüzlerce eser yazıldı ve ben bu beladan kurtuldum. Beni de mahvetti birçok insanı da mahvetti o dönemde” diyor.  “Perişan etti Darwinizm. Ama Allah’a şükür” diyor, “yüzlerce eser yazan bir insan var” diyor, yani anladığım. Hatta diyor bak “keşke bir insan olsa da bunu çözsek diyorsunuz” diyor. Bunu şükürle söylemesi lazım Fethullah Gülen Hoca’nın. Ama o da çekiniyor, söyleyemiyor.1805’den itibaren batılaşma adı altında, iki yüzden fazla Darwinist, materyalist kitap Osmanlı’da basılıp, dağıtılmış okullara, her yere iki yüzden fazla Darwinizm’i savunan kitap. Çeşitli ama bunlar, çeşitli kitaplar. Mesela kimi beş bin basılmış, kimi on bin, kimi yirmi, otuz bin, elli bin, yüz bin basılmış ama iki yüz çeşit kitap getirilmiş Osmanlı döneminde, 1805. “Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane döneminin tıp fakültesinde tamamen Darwinist, materyalist eğitim veriliyordu” diyor. “Darwinizm’in kitapları dahil dönemin tüm materyalistlerin kitapları okutuluyordu. 1847’de okulu ziyaret eden Mac Farrelyn anılarında şöyle yazıyordu: “Okulun kütüphanesi için çoktan beri bu kadar düpe düz materyalizmin kitaplarını toplayan bir koleksiyon görmemiştim.” Osmanlı’da mükemmel materyalist eğitim vardı diyor, materyalist, Darwinist eğitim, Abdülhamid dönemi. “Kanepenin üzerinde kitap vardı aldım baktım D’Holbach’ın dinsizlik kitabı Doğanın Sistemi’nin en son Paris baskısıydı. Kitabın çok okunmakta olduğunu sayfalardan birçok parçalarının işaretlenmiş olmasından anladım. Bu parçalar özellikle tanrının varlığına inanmanın saçmalığını (haşa) ruhun ölmezliği inancının imkansızlığını (haşa) matematikle gösteren parçalardı” diyor. Bakın Osmanlı’daki eğitim böyle, Abdülhamid dönemindeki eğitim böyle, Bediüzzamanlar’ın eğitildiği dönem bu dönem. Hiç bir Osmanlı alimi Darwinizm’e cevap verememiş, hiç biri. Mesela yüzlerce Osmanlı alimi var, hiç kimse İslam aleminin alimleri de kimse cevap verememiş. Bir tek biz cevap verdik, elhamdülillah. Darul Fülün’da İslam üniversitesinin ilk hali doğa bilimleri okutulması için özel bir kürsü kurulmuş. Bu kürsüde evrim ve Darwinizm eğitimi veriliyor Darul Fülün’da, Osmanlı döneminde. “Hoca Tahsin’in Tarih-i Tekvin (Yaratılış Tarihi) adındaydı” diyor kitap, eser.

Yaratılış Atlası – Cilt 4
http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/116028/Yaratilis-Atlasi—Cilt-4

yaratilis atlasi recep tayyip erdogan

Evrimin Fosillere Yenilişi
http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/3800/Evrimin-Fosillere-Yenilisi
evrim teorisi kitap harun yahya adnan oktar

Ülkemizde Komünist İllegal Hareketlere Geçiş Yoktur – Harun Yahya (Adnan Oktar)

adnan oktar komunizm komunist pkk turkiye genclik birligi

 

Yıllardır ne zaman komünizmden bahsedilse, komünizm tehlikesine dikkat çekilse bazı kişiler kendilerince burun kıvırarak, “Komünizm mi kaldı?”, “Komünizm artık bitti”, “Komünizm biteli 20 yıl, 30 yıl oldu” gibi çıkışlar yaparlar. Bunların bir kısmı olayları yüzeysel değerlendiren ve bilgisi eksik kişilerdir. Bir kısmı ise illegal komünist örgüt yandaşları ve onun gizli destekçileridir ki Türkiye için bir komünizm tehlikesi bulunmadığı yönünde sinsi bir propaganda yaparak, kendilerince büyük bir tehlikeyi tüm ülkenin gözünden kaçırmaya çalışırlar. Oysa zannedildiği gibi Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra komünizm bitmemiş, komünistler de yok olmamıştır. Sadece kabuk değiştirmişlerdir. Bu komünistlerin birçoğu, şu anda illegal komünist örgütlere açık veya gizli destek veren bazı Avrupa ülkelerinde sosyalist iktidarlar olarak etkilerini sürdürmekte, zihniyetlerini ihraç etmeye çalışmakta, bu fikriyattaki legal ve illegal sol örgütleri de desteklemektedirler.

komunizm1(1)

Ülkemizde Küçük Çaplı Olaylarda Dahi Yaşananlar Komünizmin Bitmediğinin Kanıtıdır

Komünizmin bittiği ve ülkemiz için bir tehlike olmadığı yönündeki söylemler, son 1-2 aydır yaşanan Gezi Parkı olaylarında gün yüzüne çıkmıştır. Bu tarihlerde yaşanan olayları kısaca hatırlamak komünizm tehlikesinin geçmediği tam aksine bulduğu en ufak ortamda hemen gün yüzüne çıkacağını ortaya koymaktadır. Bilindiği gibi çevreci demokratik söylemlerin dışında, çok daha fazlasıyla illegal komünist grupların eylem ve provokasyonları gündemi meşgul etti. Çünkü komünist gruplar attıkları sloganlarda, astıkları pankart ve flamalarda hep komünist sembol ve söylemleri kullandılar. Üzerinde komünizmin sembolü olan orak-çekiç bulunan kumaş parçaları Atatürk Kültür Merkezi’nin tüm dış cephesini kapladı, tüm illegal komünist örgütlerin başvurduğu sokak terörü, yüzlerce polisin yaralanması, otobüslerin, polis otolarının, otobüs duraklarının, ATM’lerin, iş yerlerinin yakıp yıkılması, polisle çatışmaya girilmesi gibi tipik komünist eylemler, komünizm tehlikesi yok diyenleri susturmaya yetecek şiddetli bir cevap oldu. Hatta Komünist Mücadele Birliği Platformu’nun Taksim’e astığı “Taksim Ayaklanması” pankartındaki talepler Lenin’in “Devlet ve İhtilal” isimli kitabından alıntıydı. Bu taleplerin neler olduğunu tekrar hatırlayalım;

1. Burjuva hükümetin derhal istifası, bütün iktidarın halka devredilmesi,

2. Polis teşkilatının ve ordunun dağıtılması, bunun yerine milis güçlerinin geçirilmesi,

3. Bankalara, tekellere, büyük dış ticarete emekçi sınıflar yararına el konulması,

4. Halk temsilcileri konseyinin toplanması,

5. Tutsakların derhal özgürleştirilmesi,

6. Ezilen ulus ve ulusal toplulukların kendi kaderlerinin (sözde) tayin hakkının tanınması,

Bugün komünizmin ülkemizde ve dünyanın pek çok ülkesinde varlığını açık veya gizli sürdürdüğü artık inkar edilemez bir gerçektir. Birkaç ay önce yaşanan olaylar, bunu bir kez daha açıkça gözler önüne sermiştir. Bu olaylarda “Komünist ayaklanma” provası yapılmış ve başarısız olunmuştur. Fakat bunların bir ikincisinin olup olmayacağını kimse öngöremez. Çünkü bir komünist için komünizmden vazgeçmek veya komünizmin başarısız olabileceğini düşünmek, buna ihtimal vermek, bu ideolojiden kuşku duymak Lenin’in deyimiyle“ALÇAKLIKTIR, ALÇAKLIĞIN EN CANİCESİDİR.” (Viladimir İlyiç Lenin, Bir Adım İleri, İki Adım Geri, Çev. Yurdakul Fincancı, Sol Yayınları, Mart 1979, Dördüncü Baskı, s. 267)

Dolayısıyla amaçları Lenin’in izinden giderek komünist bir devrim yapabilmek olan bu gruplar kan dökmeye, ölmeye ve öldürmeye göre eğitilmiş kişilerdir. Bunlar organize eylemlerin nasıl yapılması gerektiğini bir tür akademik eğitimle öğrenirler. Örneğin;

  • Şehir içinde polisi etkisiz hale getirmenin yöntemleri nelerdir?
  • Karşıtları yaralamak veya öldürmek için neler yapılabilir?
  • Haberleşme nasıl sağlanır?
  • Kullanılacak yalanlar nelerdir?
  • Provokasyon nasıl yapılır?
  • Halkı derinden etkileyecek, kışkırtıcı olabilecek konular nelerdir ve bu yönde yapılan haberler nasıl yayılır?
  • Hangi durumda neyi siper edinmek gerekir ve nerelere gizlenilir?

İşte tüm bu soruların cevapları için komünistler aylarca, yıllarca eğitim alırlar.

www.ataturkvekomunizm.beyazsiteler.com

Zamanın ve mekanın değişmesi komünist prensipleri hiçbir şekilde etkilemez. Çünkü komünist düşünce yapısının temeli, yıllar geçtikçe ya da ülkeler değiştikçe herhangi bir değişikliğe uğramayan Darwinizm’dir. Bu nedenle aciliyetli olarak yapılması gereken, komünizme zemin hazırlayan Darwinist, materyalist zihniyetin ilmi çalışmalarla ortadan kaldırılmasıdır. Unutulmamalıdır ki; komünist terör, ancak ve ancak temeli yani fikir sistemi çökertildiği zaman mağlup olur.

komunizm2

Milletimiz Komünist Örgütlenmeye Karşı Hazırlıklı Olmalıdır

Komünizmin örgütlü ve planlı bir hazırlık içinde olduğu ve en küçük olayda bu planın uygulamaya dönüştüğü çok açık bir gerçektir. Bu planlı harekete karşı milletimizin de eğitimli ve hazırlıklı olması hayati bir önem taşımaktadır. Çünkü halkımızın büyük bir bölümü komünizmin tehlikeleri hakkında bilgi sahibi değildir. Olası bir komünist ayaklanma durumunda ne yapması, nasıl hareket etmesi gerektiğini bilmemektedir. Devletimize destek olmak istese de bunu nasıl yapacağını konusunda en ufak bir fikre sahip değildir. Nitekim bir komünist kalkışma olduğunda milletimiz ne yapacağını bilemediğinden olup bitenleri sessizce izlemeyi tercih etmektedir. Oysa fikirle, yazıyla katkıda bulunmak, sosyal paylaşım siteleri gibi imkanları kullanarak barışçıl ve yapıcı bir faaliyet içinde olunması mümkündür. Bunun için de devletimizin milletimizi olası bir komünist ayaklanma durumuna karşı bilgilendirmesi, eğitmesi ve hazırlaması çok büyük bir önem taşır. Devletin halkı organize etmesi, örgütlemesi gerekir. Çünkü insanların çoğu herhangi bir kargaşa durumda kendi başının derdine düşme eğiliminde olurlar. Ne yapacaklarını bilemez bir halde olurlar. Devletimizin hangi durumda nasıl hareket edeceklerine dair milletimizi aydınlatması hayati bir gerekliliktir. Lenin bu gerçeği bizzat ifade etmiş, komünistlere “Örgütlü bir halk yenilmez” demiştir. İllegal komünist örgütler sayı olarak az olmalarına rağmen hazırlıklı ve organize olmaları sebebiyle tarihte nice büyük kitleleri ele geçirip felakete sürüklediler. Çünkü organize olmayan, ne yapacağını bilemez durumda olan bir kalabalık, bir avuç komünist topluluğa bile yenilgiye açıktır. Ama halka devlet tarafından muazzam bir bilgi donanımı sağlanır ve koordineli hareket öğretilirse tehlike daha başladığı anda biter, kolayca bertaraf edilir.

Bizim milletimiz son derece uyanık, aklı başında ve imanlı bir millettir. Devletimiz son derece güçlüdür. Fakat komünizm tehlikesini yok saymak, anti komünist fikri çalışma yapmamak, olası bir durumda büyük risk oluşturabilir. Allah esirgesin, karşılaştığımız her ani olayda devlet ve milletçe bir bütün haline gelmemiz ve manevra gücümüzün yüksek olması gerekir. Eğer halkın direnmesi olmazsa, halk pasifize olmuş şekilde korku, endişe ve panikle olayları sadece seyretmeyi yeğlerse, işte bu durumdan komünistler istifade edebilirler.

www.komunizminbilimseltarifi.com

komunizm3

Komünizme Karşı Fikri Mücadele Yürütecek ve Bu Düşünceyi Ortadan Kaldıracak Olan Değerli Zat Hz. Mehdi (a.s.)’dır

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri ahir zamanda Darwinizm ve materyalizmin güçleneceğini, deccaliyetin bu güçten destek alarak yayılacağını, ancak Hz. İsa (a.s.) ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın fikri mücadeleleriyle bu fitnelerin son bulacağını belirtmiştir. Hz. Mehdi (a.s.)’ın birinci görevinin de, Darwinizm ve materyalizmi fikren ve bilimsel olarak etkisiz hale getirmek olduğunu söylemiştir. Bediüzzaman’ın da belirttiği gibi, Hz. Mehdi (a.s.), bu görevini tam olarak yerine getirecek, Darwinizm’i ve materyalizmi fikren ortadan kaldırarak, insanların imanlarının kurtulmasına vesile olacaktır:

“Birincisi: Fen ve felsefenin tasallutiyle (etkisiyle) ve MADDİYUN VE TABİİYYUN TAUNU (Darwinizm ve materyalizm hastalığı), BEŞER İÇİNE İNTİŞAR ETMESİYLE (insanlar arasında yayılmasıyla), her şeyden evvel felsefeyi ve maddiyun fikrini (materyalizmi) TAM SUSTURACAK bir tarzda imanı kurtarmaktır.” (Emirdağ Lahikası, s. 259)

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nden aktarıldığı gibi Hz. Mehdi (a.s.) Darwinizm ve materyalizme karşı çok büyük çaplı ilmi bir mücadele verecektir. Dolayısıyla bu ideolojileri tam anlamıyla susturacak ve insanların imanlarını kurtaracak çok etkili bir çalışma yürütecektir.

komunizm4

Peki Devlet Olası Bir Komünist Kalkışmaya Karşı Milletimizi Nasıl Hazırlamalıdır?

-Devletimiz öncelikle Darwinist- materyalist eğitime son vermelidir.

-Devlet tarafından Darwinizme-komünizme karşı anti Darwinist – anti komünist bilimsel faaliyet yapılmalırın.

-TRT’den, radyolardan, televizyonlardan, internet üzerinden veyahut toplantılarla, kitap ve dergilerle kısacası bütün imkanlar kullanılarak komünist tehlikeye karşı halkımız çok iyi bilinçlendirilmeli, komünist yöntemler halka her yönüyle deşifre edilmeli

-Olası bir komünist kalkışma durumunda halka nasıl hareket edeceği, neler yapması gerektiği, demokrasiden yana ilmi ve barışçıl yöntemlerle nasıl tavır koyabileceği, devlete nasıl destek olabileceği öğretilmelidir.

-Olası bir durumda bilgi kirliliğinin önüne hemen geçilebilmeli; bunun için hükümet özel bilgilendirme birimleri oluşturmalı; şu sitelerden, şu kanallardan doğru bilgileri alabilirsiniz şeklinde bir yönlendirme yapmalı, adresler vermelidir. Yanlış bilgilere karşılık, bu kanallardan doğru bilgiyi delilleriyle anı anına aktarabilmeli ve bunun hızla yayılmasını sağlayacak bir ağ kurulmalıdır.

-Komünizme karşı maneviyatın ve milli değerlere bağlılığın güçlü olması için çalışmalar yapılmalıdır.

-Gençlere özlü bir dini eğitim verilmeli. Allah’ın varlığının delilleri, Kuran mucizeleri, iman hakikatleri ve bilimsel gerçekler akılcı anlatımlarla aktarılmalıdır.

-Ülkemizin birliği ve bütünlüğü için risk oluşturabilecek komünist tehlike son buluncaya kadar kesinlikle teyakkuz elden bırakılmamalı ve anti komünist fikri mücadeleye çapı genişletilerek devam edilmelidir.

Komünizmin hiçbir şekilde çok değer verdiği vatanına girmesini istemeyen Atatürk, milletini bu büyük tehlikeye karşı uyarmıştır. Yüce Atatürk’ün, “Komünizm, Türk Dünyası’nın en büyük tehlikesidir. Her görüldüğü yerde ezilmelidir.” (Faruk Şükrü Yersel, Eskişehir Gazetesi, 1926) sözlerinde Türk Milleti’ne yaptığı uyarı açıktır. Bu nedenle bizler Türk Milleti olarak, komünizmi en büyük düşman bilmeyi ve gördüğümüz her yerde ezmeyi, Türklüğe karşı manevi bir sorumluluk olarak kabul ederiz.

Ücretsiz kitap: Komünizm Pusuda
http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/781/Komunizm-Pusuda
komunizm pusuda komunist ak parti akp gezi parki adnan oktar recep tayyip erdogan

Komünist Kürdistan Tehlikesi
http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/146212/Komunist-Kurdistan-Tehlikesi
komunis tkurdistan tehlikesi recep tayyip erdogan akp ak parti adnan oktar

Komünist Çin’in Zulüm Politikası ve Doğu Türkistan
http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/779/Komunist-Cinin-Zulum-Politikasi-ve-Dogu-Turkistan
komunist cin dogu turkistan recep tayyip erdogan akp ak parti adnan oktar

 

Recep Tayyip Erdoğan çileli ve zorlu ortamlarda yetişmiş değerli bir siyasetçidir – Adnan Oktar

adnan oktar recep tayyip erdogan

Didem Ürer: Başbakan Erdoğan, çözüm süreciyle ilgili; “silah acıdan başka şey getirmez. Silahların konuşmasına izin vermeyeceğiz. Bütün ilçelerimizin hızla kalkınmasını sağlayacağız” dedi. “Silah ve şiddetin demokrasinin yolu olmadığını, esnafımızı, vatandaşımızı kepenklerini indirmeye mahkum etmenin özgürlük mücadelesi olmadığını” söyledi.

Adnan Oktar: Tayyip Hocam ne yaptı yaptı, anarşiyi durdurdu. Aferin maşaAllah, yani bir şekilde yaptı. Aslında pek olacak gibi görünmüyordu. Allahualem de hiç kimse yapamazdı bunu, benim gördüğüm. Öyle gibi görünüyordu. Çünkü “kafalarını ezelim konu hallolsun” diyorlardı. O zaman baya ciddi bir çatışma çıkaracaktı. Bir şeyler yaptı, konuştu etti, sohbet etti bir şey yaptı hakikaten durdurdu, aferin maşaAllah.

Tayyip Hocam’ı şimdi cumhurbaşkanı yapacağız, inşaAllah hakkı. Hem çok güzel olur, yeniden ondan sonra yine başbakan yapacağız. Dinlensin, sonra yine cumhurbaşkanı yaparız. Böyle güzel. Çok yetenekli, çalışkanlığı da iyi, şevki de iyi. Çileyle yetiştiler, Abdullah Gül Beyefendi olsun, Tayyip Hocam olsun, çok fakir ortamlarda, çok zorlu ortamlarda akıl almaz çile ve acılarla yetiştiler. Necip Fazıl’ların ızdırap dünyası, Bediüzzaman’ın çektiği çileler onlarda da tezahür etti. Ve Erbakan Hocam acayip yetiştirdi onları. Müthiş siyasetçiydi Erbakan Hocam, soğukkanlıydı. Acayip inatçıydı Erbakan Hocam ve çok cesurdu, cesur ve inatçı. Tayyip Hocam’a da bakıyorum, o da cesur ve inatçı. Hak oldu mu bir şey, doğru bildi mi, sonuna kadar gidiyor. Hiç korkmuyor, hiç çekinmiyor. Mesela bakıyorum bir konu oluyor, acaba geri adım atar mı diyorum, atmıyor maşaAllah. Geçenlerde Yaratılış Atlası vermişler, bazı siyasetçiler böyle şeylerde artistlik yapar oy kaygısıyla. İşte, solcuların, bazı tiplerin antipatisini çekmemek için yahut onların düşmanlığını kazanmamak için, böyle kişiliksizce, korkakça çirkin tavırlar sergilerler. Bak, orada Yaratılış Atlası’nı verdiler, tak durdu hemen, “öbür ciltler nerede” diyor. Kitabı benim yazdığımı biliyor zaten. Sonra “Başbakanım gelin fotoğraf çektireceğiz” diyor, hemen. Mesela başka korkak bir siyasetçi olsa, görmezden gelir paralelden gider. Öyle tiplerin de Allah çok belasını veriyor, benim dikkatimi çekti. Korkak olanlara Allah çok belasını veriyor. Cesur olanlara Allah yol açıyor, samimi olanlara Allah yol açıyor. Aferin Tayyip Hocam’a, güzel.

Sayın Adnan Oktar’ın A9 TV’deki canlı sohbetinden (27 Ekim 2013; 21:30)
Video: http://www.youtube.com/watch?v=-5A9KrhzmeY

Adnan Oktar AK Parti’nin felsefi zeminini güçlendirip sağlamlaştırdı

 

DİDEM ÜRER: Sırrı Süreyya Önder, Sebahat Tuncer ve Tuğrul Kürkçü HDP’ye geçmek için BDP’den istifa etmişti. Öcalan’ın çatı partisi olarak nitelenen HDP büyük kongresinde parti organları için seçim yapıldı ve genel başkan Sebahat Tuncel seçildi.

ADNAN OKTAR: Hayırlı uğurlu olsun. Partiler meseleyi halletmez. Şimdi, parti kurarsın, eğer halk komünist olarak eğitilirse, herhangi bir komünist parti kurarsın, ezer geçer. Halkı dindar eğitirsen, bir sağ parti kurarsın ezer geçer. Partiden bir şey çıkmaz o anlamda, halkın eğitilmesi çok önemlidir. Sokak sokak, cadde cadde, ev ev halkın eğitilmesi. Bunu kim yaparsa, iktidar ona göre şekillenir. Eğitim. Mesela MHP o zamanlar ülkü ocaklarını kurmuştu, ben Tokat’a gittiğimde, sokakta gezerken kahvehanelere baktım, hep böyle ülkücülerin hakim olduğu, onların kültürünün anlatıldığı dergahlar şeklindeydi. Tokat’ta ülkücüler için bir kamp oluşturulmuştu, o kamptaki çalışmaların fotoğrafları vardı, çeşitli spor çalışmaları, eğitim çalışmaları. Ülkücüler o devirde, ev ev, sokak sokak, cadde cadde eğitim faaliyetleri yaptılar. Küçük küçük kahvehaneler açtılar, küçük lokaller açtılar, kulüpler, dernekler açtılar çok büyük emek verdiler. Ama muazzam bir kararlılıkla. Kısa MHP acayip güçlendi, eğitim sonucu. Mesela Adalet Partisi’nin güçlü olmasının nedeni Nur talebeleridir, Bediüzzaman’dır. Yoğun faaliyet yapması nedeniyle Anadolu’da her yerde, halkı ılımlı sağa yönlendirmiş oldular ve o Adalet Partisi’ne yaramış oldu. Sonra ANAP’a yaradı, sonra AK Parti’ye de faydası oldu. Fakat AK Parti’nin döneminde felsefi zemin, ilk başlangıçta zayıftı. Biz AK Parti’nin felsefi zeminini müthiş güçlü hale getirdik. Ondan sonra da AK Parti de müthiş güçlü hale geldi. Yoksa sağ Türkiye’de hep güçsüz ve pasifti. Adnan Menderes iktidara geliyordu, adamlar ağza alınmadık laflar ediyordu, o da kibarca cevaplar veriyordu, gücü yetmiyordu. Demirel hep pasif konumda kalmıştır, ucu ucuna iktidarını devam ettirmiştir. Turgut Özal da öyle, ucu ucuna ANAP’ı iktidarda tutabilmiştir, zor bir iktidar dönemi olmuştur. Onca verdikleri tavize rağmen. Solun baskısından kurtulmak için Adnan Menderes rahmetli, Bediüzzaman Hazretleri’ni ezim ezim ezmiştir, sırf solun baskısından kurtulmak için, onlara şirin görünmek için. Adalet Partisi döneminde de, sağ biraz rahat etmiştir ama sağ hep baskı altında kalmıştır. Hep sol böyle el üstünde tutulan çocuk konumunda olmuştur. Kırıp yıksalar bile, dağıtıp dökseler bile, onlara karşı anlayışlı bir zihniyet her zaman devam etmiştir. Ama sağcılar bir şey yaptığında, çok şiddetli karşılık almışlardır. AK Parti’nin de ilk dönemlerinde güçlü bir çıkış yaptı, yani klasik sağ iktidarı olarak, Demokrat Parti’nin devamı olarak bir çıkış yaptı. Ama siyasi felsefi zemini yoktu. Biz siyasi felsefi zeminini çok güçlü hale getirdik, Darwinizmi, materyalizmi yıkarak. Solun o taşkın, biraz da korunan, bir ailenin bir çocuğu havası böylece gitmiş oldu. Hükümetin eli çok güçlendi ve istediği gibi atak yapar hale geldi. Bir de geçmiş tecrübelerden istifade ettiği için AK Parti iktidarı, sağ kitle partilerinin yaptığı o büyük hataları yapmadılar. Yahut çok azaltmış oldular. Felsefi zeminleri çok güçlü olduğu için, şu an tepmez-devrilmez bir iktidar görüntüsü var. Çünkü siyasi felsefi zemin çok güçlü. Boşluk odakları oluşuyor, zaman zaman arada hava boşlukları oluşuyor, yani bu hükümeti sarsabilecek yerler. Ama biz onu çabuk tespit edip, hemen o hava boşluğunu doldurduğumuz için hükümet asfalt yolda gidiyor adeta. Mesela bu Gezi olaylarında da muazzam açıklar verilmiş gibi oldu, fakat biz o açıkların tamamını doldurduk. Muazzam atak yolları oluşturdular, fakat o atağın bütün yollarını ilimle irfanla, gerçeklerle, bilgiyle, akılla kesmiş olduk. Yani felç oldu sol o anlamda.

Evet, Didem Hocam.

DİDEM ÜRER: Hocam bildiğiniz gibi HDP’nin, BDP’nin aksine Kürtçü bir parti olmayacağı ve tüm Türkiye’yi kucaklayacağı söyleniyordu. Ancak parti kongresinde toplanan kalabalıklar halaylar eşliğinde PKK bayraklarını da taşıyarak Apo’cu marşı diye bilinen bir marşı birlikte söylediler.

ADNAN OKTAR: Tabii ki o partinin sol eğilimli olacağı açık, Marksist eğilimi olacağı açık. Ama eğittikleri bir insan kitlesi var, onlara güvenerek bunu ortaya koyuyorlar. Yani kahvehanelerde, evlerde, sokaklarda her yerde bir eğitim oluyor. Ben, bazen Anadolu’da gittiğim yerlerde lokallere girerdim, kahvehanelere girerdim bakardım, her kahvehane eğitim yeriydi. Mesela halk evi derler, bakarız gideriz, orada solcular toplanırlar, yeni gelen bir misafir olduğunda hemen ona komünizmin kısa bir tarihini anlatırlardı. Eğer akrabasıysa, yakınıysa, arkadaşlarıysa o da orada bir öncü Marksist olurdu, yani ön Marksist olurdu. Hemen sempatizan olurdu kabul ederdi. İşte “Marksizm’den gaye; sosyal adalettir, sevgidir, buradaki arkadaşların hepsi de Marksist, Marksizm dünyanın kurtuluşudur” buna benzer bir şeyler, yani kulak dolgunluğu. “İnsanlar evrimle meydana geldi, tarih de evrimle meydana geldi. Tarih bir dönüşüm içerisinde, yeniden komünal hayata döneceğiz, zenginlerin parasını alacağız, evlerini alacağız, bütün imkanlarını alacağız, aile olmayacak.” Adam ilginç geliyor böyle bir şey. Yani ilk duyduğunda heyecanlanıyor. Dini imanı da zayıfsa, araştırma gücü de yoksa, “bu adamlar zaten kültürlü birikimli adamlar, ben bunlara inanayım” diyor. Ve çok çabuk gelişen bir ideolojidir Marksist ideoloji. Çünkü Marksizm’de çok kolaydır hayatı anlatma şekli, çok sıradan ve çok basittir. Yani öyle zorluğu da yoktur hep kolaylık üstünedir. Çünkü aile kavramı yok, çünkü aile kavramı onun için bir sorun, o gitmiş oluyor. Çocuk devletin oluyor “oh çocuktan da kurtulduk” diyor. Cinsellik hayatı desen, komün hayatı var, yani isteyen istediğiyle ilişkiye girebiliyor. Yani din ahlakı kavramı yok. Mal zaten bölüşülüyor, herkesin malını bölüşüyor, iş imkanı diye zaten bire konu yok, devlet anında iş veriyor. Hayata böyle bakan bir insan için, hayata din derinliğiyle, İslam, Kuran derinliğinde bakmak istemeyen bir insan için bu bir kolaylık yolu olmuş oluyor ona, cazip geliyor. “Ben de komünist oldum” diyor ve böylece komünizm halk arasında kolayca yayılıyor. Din kolay değildir. Yani sağın yaşanması da öyle kolay değildir. Çünkü dinde birçok sorumluluklar vardır, helaller, haramlar vardır, akıl kullanılması gerekir, derinliği vardır. Ama solda derinliğe ihtiyaç yoktur. Yani çok kolay yaşarsın, her şey kolaydır. Bir de istediğin gibi istediğine saldırma ruhu da veriyor, Marksizm’in bir yönü de bu; fakirlerin zenginlere saldırabileceğini onlara telkin ediyor. O zaman o da onlara cazip geliyor çünkü zenginlere karşı öfke oluyor fakirlerin bir kısmında bazen, onu da kullanmış oluyorlar. Dolayısıyla komünizmin de avantajlarını da; tabii uygun kafadaki insanlara olan avantajlarını da iyi anlatırsak, tehlike daha iyi kavranmış olur.

Sayın Adnan Oktar’ın A9 TV’deki canlı sohbetinden (28 Ekim 2013; 21:00)
Video: http://www.youtube.com/watch?v=8Ee5PeNSgc8

Ücretsiz kitap: Komünizm Pusuda
http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/781/Komunizm-Pusuda
komunizm pusuda komunist ak parti akp gezi parki adnan oktar recep tayyip erdogan

Komünist Kürdistan Tehlikesi
http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/146212/Komunist-Kurdistan-Tehlikesi
komunis tkurdistan tehlikesi recep tayyip erdogan akp ak parti adnan oktar

Komünist Çin’in Zulüm Politikası ve Doğu Türkistan
http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/779/Komunist-Cinin-Zulum-Politikasi-ve-Dogu-Turkistan
komunist cin dogu turkistan recep tayyip erdogan akp ak parti adnan oktar

Ahmet Akgündüz’ün hazırladığı şeceredeki mühürler belgenin doğru olmadığının ispatıdır! Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Seyyid değildir.

ahmet akgunduz bediuzzaman said nursi soy agaci silsilesi seyyid

Ahmet Akgündüz’ün şeceresindeki mühürler belgenin doğru olmadığının ispatıdır. Ahmet Akgündüz’ün Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin soyunun Peygamber Efendimiz (sav)’e dayandığını iddia edip öne sunduğu şeceredeki belgeler sahte çıktı!

Video: http://www.youtube.com/watch?v=oKNrl7Gq-30

Ahmet Akgündüz’ün okuması gereken kitap 1

ahmet akgunduz bediuzzaman said nursi seyyid secere adnan oktar

NURCULUK: http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/149384/Nurculuk

Önsöz: http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/13811

1. Bediüzzaman Hazretleri, “Bundan Bir Asır Sonra” Dediğinde 1977 Yılından Değil 2010 Yılından Bahsetmektedir: http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/13812

2. Hz. Mehdi (As)’In Sakalının Olmayacağı Ve Peygamberimiz (Sav)’İn Hadiste Bediüzzaman Hazretleri’nin İsmini Müjdelediği İddiası Doğru Değildir:http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/13813/

3. Bediüzzaman Hazretleri Hicri 13. Yüzyılın Müceddidir, Ama Ahir Zamanın En Büyük Müçtehidi Ve En Büyük Müceddidi Değildir:http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/13814/

4. Hz. Mehdi (As)’In “Hakim” Olmasının Manası “Filozof” Olması Değil, Tüm Dünyada Adalete Vesile Olmasıdır: http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/13815/

5. Bediüzzaman Hazretleri’nin Seyyid Olduğu Ve Mahkemelerden Çekindiği İçin Seyyid Olduğunu Gizlediği İddiası Doğru Değildir:http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/13816/

6. Bediüzzaman Hazretleri, “Kıyamet 300 Yıl Sonra Kopacak” Dememiştir, “Allahualem, Hicri 1545′de Kıyamet Kopacak” Demiştir: http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/13817/

7. Hz. İsa (As), “Bediüzzaman Hazretleri’nin Arkasında Namaz Kılıp Gitmiştir” İddiası Doğru Değildir. Hz. İsa (As)’In Hz. Mehdi (As)’In İmamlığında Namaz Kılışına Tüm Dünya Şahit Olacaktır: http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/14008/

8. Bediüzzaman Hazretleri, Hz. Mehdi (As) İçin “Zat” Dediğinde Bir Şahıstan Bahsetmektedir, Şahsı Maneviden Değil: http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/14009/

9. Hz. Mehdi (As), Allah’a Teslim Olmuş Salih Bir Kul Olarak İslam Ahlakının Dünya Hakimiyetine Vesile Olacaktır: http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/14010/

10. Hz. Mehdi (As) 3 Görevi Birlikte Yapacaktır, Bediüzzaman Hazretleri, Hz. Mehdi (As)’In 3 Görevini Birden Yerine Getirmemiştir:http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/14011/

11. Bediüzzaman Hazretleri, “Hz. Mehdi (As)’In Kendisine Program Edineceği Bir Eserden” Bahsetmektedir. Eğer İddia Edildiği Gibi Üstadımız Mehdi İse, Söz Konusu Bu Eser Nedir? Bediüzzaman Hazretleri Hangi Eseri Kendisi Hazır Bir Program Edinmiştir?:http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/14012/

12. Bediüzzaman Hazretleri, Risale-İ Nur’da 8 Ayrı Yerde, Hz. Mehdi (As)’In Çıkış Tarihinin Hicri 1400′ler Olduğunu Bildirmiştir: http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/14013/

Evrim Yanılgısı: http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/13824/

Ahmet Akgündüz’ün okuması gereken kitap 2

ahmet akgunduz bediuzzaman said nursi fethullah gulen abdulkadir badilli adnan oktar mehdi seyyid

İsa Mesih (as), Hz. Mehdi (as) ve İttihad-ı İslam: http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/102748/

1. Risale-i Nur’da Mehdiyet’in Anlatıldığı Bölümler: http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/12461/

2. Bediüzzaman Hazretleri Hz. İsa (as)’ın Bizzat Şahsının, Kendisinden Sonra, Hz. Mehdi (as) Döneminde Nüzul Edeceğini Anlatıyor: http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/12531/

3. Hutbe-i Şamiye’de Baştan Sona İttihad-ı İslam ve İslam Ahlakının Dünya Hakimiyeti Anlatılır:http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/12532/

4. Bediüzzaman’ın Haber Verdiği Tarihler: http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/12462/

5. Bediüzzaman Said Nursi’nin İslam Birliği Hakkındaki Sözleri:http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/12463/

6. Allah Müslümanlara Birlik  Olmayı Emretmiştir, Birlik  Olmak Farzdır:http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/12464/

7. Ahir Zamanın İmanı ve Aklı Zayıf, Enaniyetli Din Alimlerinin Özellikleri:http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/12533/

8. ”Hz. İsa (as) İnmeyecek, Hz. Mehdi (as) Gelmeyecek” Diyen Bazı Kimselerin İddialarına Cevaplar – 1: http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/13745/

9. ”Hz. İsa (as) İnmeyecek, Hz. Mehdi (as) Gelmeyecek” Diyen Bazı Kimselerin İddialarına Cevaplar – 2: http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/13842/

10. ”Hz. İsa (as) İnmeyecek, Hz. Mehdi (as) Gelmeyecek” Diyen Bazı Kimselerin İddialarına Cevaplar – 3: http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/14079/

11. İman Zafiyetine Karşı; Mehdiyette İman Hakikatlerinin Önemi:http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/12466/

12. İslam Ahlakının Dünya Hakimiyetine İşaret Eden Bazı Kuran Ayetleri:http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/12534/

Evrim Yanılgısı: http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/12468/

http://www.risaleinurkulliyati.com/

http://www.risaleinurtastamam.com/

http://www.bediuzzamansaidnursi.net

http://www.bediuzzamanvemehdi.com

ŞOK!! Adnan Oktar kıyamet saatini açıkladı!

adnan oktar kiyamet ne zaman kopacak 2120 1545 bediuzzaman said nursi nasa

 

Video: http://www.youtube.com/watch?v=YUsBGtzOVBU

Sayın Adnan Oktar’ın A9 TV’deki canlı sohbetinden (14 Ekim 2013)

Bediüzzaman Said Nursi’nin dilinden Mehdi’nin özellikleri

akin gozukan bediuzzaman said nursi mehdi

 

Bediüzzaman Said Nursi’nin dilinden kendisinden 100 sene sonra gelecek Mehdi’nin özellikleri. Video: http://www.youtube.com/watch?v=KvZUM5UT6Ro

Kitap 1: Nurculuk http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/149384/Nurculuk

Kitap 2: İsa Mesih (as), Hz. Mehdi (as) ve İttihad-ı İslam http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam

Kitap 3: Hz. İsa (a.s.) Ve Hz. Mehdi (a.s.) Bu Yüzyılda Gelecekhttp://harunyahya.org/tr/Kitaplar/16450/Hz-Isa-(as)-Ve-Hz-Mehdi-(as)-Bu-Yuzyilda-Gelecek

Kitap 4: Hz. Mehdi (as) Hakkında Bilgiler http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/25348/Hz-Mehdi-(as)-Hakkinda-Bilgiler

Kitap 5: Bediüzzaman Said Nursi Kendisinin Mehdi Olmadığını Açıklamıştır – kitapçıkhttp://harunyahya.org/tr/Kitaplar/3779/Bediuzzaman-Said-Nursi-Kendisinin-Mehdi-Olmadigini-Aciklamistir—-kitapcik

Kitap 6: Hazreti Mehdi (as)’ın Çıkış Alametleri Ve Özellikleri – kitapçıkhttp://harunyahya.org/tr/Kitaplar/3778/Hazreti-Mehdi-(as)in-Cikis-Alametleri-Ve-Ozellikleri—-kitapcik

Kitap 7: Risale-i Nur’da Batıni Tefsir Tehlikesi – kitapçık http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/3751/Risale-i-Nurda-Batini-Tefsir-Tehlikesi—-kitapcik

Kitap 8: Ahir Zaman’ı Bediüzzaman İle Anlamak – kitapçık – http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/3717/Ahir-Zamani-Bediuzzaman-Ile-Anlamak—-kitapcik–

Kitap 9: Bediüzzaman Ahir Zaman’ı Anlatıyor – kitapçık –http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/3716/Bediuzzaman-Ahir-Zamani-Anlatiyor—-kitapcik–

Kitap 10: Ahir Zaman Sorularına Bediüzzaman Cevap Veriyor 2 – kitapçıkhttp://harunyahya.org/tr/Kitaplar/3715/Ahir-Zaman-Sorularina-Bediuzzaman-Cevap-Veriyor-2—kitapcik

Kitap 11: Ahir Zaman Sorularına Bediüzzaman Cevap Veriyor 1 – kitapçıkhttp://harunyahya.org/tr/Kitaplar/3714/Ahir-Zaman-Sorularina-Bediuzzaman-Cevap-Veriyor-1—kitapcik

index_r12_c4

Bediüzzaman’ın, farklı tarihlerde yaptığı açıklamaların hepsinde, Hz. Mehdi (a.s.)’ın geliş zamanı olarak Hicri 1400′lü yılların başlarına işaret edilmiştir. Bediüzzaman bir sözünde, Hz. Mehdi (a.s.)’ın Asr-ı Saadet döneminden 1400 sene sonra çıkacağını şöyle belirtmektedir:

“İstikbal-i dünyeviyede (dünyanın geleceğinde) 1400 sene sonra gelecek bir hakikati asırlarında karib (yakın) zannetmişler.” (Sözler, 318)

Bediüzzaman’ın ifadesinde belirttiği, “sahabe döneminden 1400 sene sonrası” Hicri 1400′lü yılların başlarına, yani Miladi olarak 1979-1980 senelerine denk gelmektedir.

Bediüzzaman, Hicri 1327‘de Şam’da Emevi Camii’nde on bin kişiye verdiği hutbesinde, Hicri 1371‘den sonraki İslam aleminin geleceğine yönelik izahlar yapmakta, ahir zamandan çeşitli tarihler vererek, beklenen Mehdi’nin mücadele zamanlarına dikkat çekmektedir. Bediüzzaman, Hz. Mehdi (a.s.)’ın göreve başlaması ve inkarcı zihniyeti fikren mağlup etmesi ile ilgili olarak şu tarihleri bildirmektedir:

“Ta 1371 senesinden sonraki alem-i İslam’ın mukadderatına (kaderine) nazar eden  (göz atan) Hutbe-i Şamiye’deki hakikatler… Evet şimdi olmasa da 30-40 sene sonra fen ve hakiki marifet (müsbet ilimler ve sanat, ilim ve fenlerle öğrenilen bilgi) ve medeniyetin mehasini (medeniyetin iyiliklerini) o üç kuvveti tam teçhiz edip, cihazatını verip o dokuz manileri mağlup edip dağıtmak için taharri-i hakikat meyelanını (hakikati araştırma meyli) ve insaf ve muhabbet-i insaniyeyi (insan sevgisini) o dokuz düşman taifesinin cephesine göndermiş, inşaAllah yarım asır sonra onları darmadağın edecek.” (Hutbe-i Şamiye, 25)

Şam’da yaptığı bu konuşmada, Hicri 1371 senesinden sonra yaşanacak gelişmelere dikkat çekerek, Hz. Mehdi (a.s.)’ın göreve başlamasının 1371 tarihinden 30-40 yıl sonra olacağını bildirmiştir. Bu tarih ise Hicri 1401-1411, Miladi olarak da1980-1990 yılları arasıdır.

Yine aynı konuşmanın devamında Bediüzzaman, Hz. Mehdi (a.s.)’ın, inkarcı fikir sistemini fen, ilim ve medeniyetin imkanları sayesinde fikren susturacağını haber vermiştir. Bu fikri üstünlüğün tarihi olarak da 1371 tarihinden yarım asır sonrasını bildirmiştir. Bu da Hicri 1421, yani Miladi 2001 senesi demektir.

Bediüzzaman’ın ahir zamanla ilgili bir diğer açıklaması da şöyledir:

Yetmiş birde fecr-i sadık (tan yerinin ağarması, Güneş doğmadan önceki kızıllık, sabah vakti) başladı veya başlayacak. Eğer bu, fecr-i kazib (sabaha karşı ufukta yayılmaya başlayan birinci kızıllık) de olsa, otuz-kırk sene sonra fecr-i sadık (fecr-i kazibden sonra yayılmaya başlayan ikinci aydınlanma) çıkacak.” (Hutbe-i Şamiye, 23)

Bediüzzaman’a göre fecr-i sadık’ın çıkacağı yıllar:

1371 + 30 = 1401 = 1981
1371 + 40 = 1411 = 1991

Bediüzzaman bu izahına göre Hakkın karşısındaki batılı temsil eden düşünce olan ateizmin ve materyalist felsefenin dağıtılmaya başlamasının 1981-1991 yıllarında, fikren tam anlamıyla susturulup dağıtılmasının ise 2001 yılında olacağına işaret etmiştir. (En doğrusunu Allah bilir)
Bediüzzaman Said Nursi’nin Hz. Mehdi (a.s.)’ın çıkışı hakkındaki bir diğer sözü ise şöyledir:

“Bu zamanda öyle fevkalade hakim cereyanlar var ki, herşeyi kendi hesabına aldığı için, faraza hakiki beklenilen ve bir asır sonra gelecek o zat dahi bu zamanda gelse… (Kastamonu Lahikası, 57)

Bediüzzaman Said Nursi, “hakiki beklenilen ve bir asır sonra gelecek o zat” diyerek Hz. Mehdi (a.s.)’ın kendi döneminde henüz gelmediğini bildirmektedir. Ayrıca Müslümanlar tarafından beklendiğini ve kendi yaşadığı devirden bir asır sonra geleceğini de haber vermektedir.

Bediüzzaman Hicri 1300′lü yıllarda yaşamıştır. Kendisinden sonra gelecek asır olan Hicri 1400′lü yıllar Mehdi’nin çıkış zamanıdır.

Mustafa Sungur Ağabey Adnan Oktar hakkında neler dedi?

mustafa sunur agabey adnan oktar bediuzzaman said nursi

 

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin talebesi Mustafa Sungur Ağabey’in önemli ve sırlarla dolu açıklamaları. Video: http://www.youtube.com/watch?v=Hm0ibv7X-tI

Kitap 1: Nurculuk http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/149384/Nurculuk

Kitap 2: İsa Mesih (as), Hz. Mehdi (as) ve İttihad-ı İslam http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam

Kitap 3: Hz. İsa (a.s.) Ve Hz. Mehdi (a.s.) Bu Yüzyılda Gelecek http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/16450/Hz-Isa-(as)-Ve-Hz-Mehdi-(as)-Bu-Yuzyilda-Gelecek

Kitap 4: Hz. Mehdi (as) Hakkında Bilgiler http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/25348/Hz-Mehdi-(as)-Hakkinda-Bilgiler

Kitap 5: Bediüzzaman Said Nursi Kendisinin Mehdi Olmadığını Açıklamıştır – kitapçık http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/3779/Bediuzzaman-Said-Nursi-Kendisinin-Mehdi-Olmadigini-Aciklamistir—-kitapcik

Kitap 6: Hazreti Mehdi (as)’ın Çıkış Alametleri Ve Özellikleri – kitapçık http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/3778/Hazreti-Mehdi-(as)in-Cikis-Alametleri-Ve-Ozellikleri—-kitapcik

Kitap 7: Risale-i Nur’da Batıni Tefsir Tehlikesi – kitapçık http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/3751/Risale-i-Nurda-Batini-Tefsir-Tehlikesi—-kitapcik

Kitap 8: Ahir Zaman’ı Bediüzzaman İle Anlamak – kitapçık – http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/3717/Ahir-Zamani-Bediuzzaman-Ile-Anlamak—-kitapcik–

Kitap 9: Bediüzzaman Ahir Zaman’ı Anlatıyor – kitapçık – http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/3716/Bediuzzaman-Ahir-Zamani-Anlatiyor—-kitapcik–

Kitap 10: Ahir Zaman Sorularına Bediüzzaman Cevap Veriyor 2 – kitapçık http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/3715/Ahir-Zaman-Sorularina-Bediuzzaman-Cevap-Veriyor-2—kitapcik

Kitap 11: Ahir Zaman Sorularına Bediüzzaman Cevap Veriyor 1 – kitapçık http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/3714/Ahir-Zaman-Sorularina-Bediuzzaman-Cevap-Veriyor-1—kitapcik

index_r12_c4

Bediüzzaman’ın, farklı tarihlerde yaptığı açıklamaların hepsinde, Hz. Mehdi (a.s.)’ın geliş zamanı olarak Hicri 1400’lü yılların başlarına işaret edilmiştir. Bediüzzaman bir sözünde, Hz. Mehdi (a.s.)’ın Asr-ı Saadet döneminden 1400 sene sonra çıkacağını şöyle belirtmektedir:

“İstikbal-i dünyeviyede (dünyanın geleceğinde) 1400 sene sonra gelecek bir hakikati asırlarında karib (yakın) zannetmişler.” (Sözler, 318)

Bediüzzaman’ın ifadesinde belirttiği, “sahabe döneminden 1400 sene sonrası” Hicri 1400’lü yılların başlarına, yani Miladi olarak 1979-1980 senelerine denk gelmektedir.

Bediüzzaman, Hicri 1327‘de Şam’da Emevi Camii’nde on bin kişiye verdiği hutbesinde, Hicri 1371‘den sonraki İslam aleminin geleceğine yönelik izahlar yapmakta, ahir zamandan çeşitli tarihler vererek, beklenen Mehdi’nin mücadele zamanlarına dikkat çekmektedir. Bediüzzaman, Hz. Mehdi (a.s.)’ın göreve başlaması ve inkarcı zihniyeti fikren mağlup etmesi ile ilgili olarak şu tarihleri bildirmektedir:

“Ta 1371 senesinden sonraki alem-i İslam’ın mukadderatına (kaderine) nazar eden  (göz atan) Hutbe-i Şamiye’deki hakikatler… Evet şimdi olmasa da 30-40 sene sonra fen ve hakiki marifet (müsbet ilimler ve sanat, ilim ve fenlerle öğrenilen bilgi) ve medeniyetin mehasini (medeniyetin iyiliklerini) o üç kuvveti tam teçhiz edip, cihazatını verip o dokuz manileri mağlup edip dağıtmak için taharri-i hakikat meyelanını (hakikati araştırma meyli) ve insaf ve muhabbet-i insaniyeyi (insan sevgisini) o dokuz düşman taifesinin cephesine göndermiş, inşaAllah yarım asır sonra onları darmadağın edecek.” (Hutbe-i Şamiye, 25)

Şam’da yaptığı bu konuşmada, Hicri 1371 senesinden sonra yaşanacak gelişmelere dikkat çekerek, Hz. Mehdi (a.s.)’ın göreve başlamasının 1371 tarihinden 30-40 yıl sonra olacağını bildirmiştir. Bu tarih ise Hicri 1401-1411, Miladi olarak da1980-1990 yılları arasıdır.

Yine aynı konuşmanın devamında Bediüzzaman, Hz. Mehdi (a.s.)’ın, inkarcı fikir sistemini fen, ilim ve medeniyetin imkanları sayesinde fikren susturacağını haber vermiştir. Bu fikri üstünlüğün tarihi olarak da 1371 tarihinden yarım asır sonrasını bildirmiştir. Bu da Hicri 1421, yani Miladi 2001 senesi demektir.

Bediüzzaman’ın ahir zamanla ilgili bir diğer açıklaması da şöyledir:

Yetmiş birde fecr-i sadık (tan yerinin ağarması, Güneş doğmadan önceki kızıllık, sabah vakti) başladı veya başlayacak. Eğer bu, fecr-i kazib (sabaha karşı ufukta yayılmaya başlayan birinci kızıllık) de olsa, otuz-kırk sene sonra fecr-i sadık (fecr-i kazibden sonra yayılmaya başlayan ikinci aydınlanma) çıkacak.” (Hutbe-i Şamiye, 23)

Bediüzzaman’a göre fecr-i sadık’ın çıkacağı yıllar:

1371 + 30 = 1401 = 1981
1371 + 40 = 1411 = 1991

Bediüzzaman bu izahına göre Hakkın karşısındaki batılı temsil eden düşünce olan ateizmin ve materyalist felsefenin dağıtılmaya başlamasının 1981-1991 yıllarında, fikren tam anlamıyla susturulup dağıtılmasının ise 2001 yılında olacağına işaret etmiştir. (En doğrusunu Allah bilir)
Bediüzzaman Said Nursi’nin Hz. Mehdi (a.s.)’ın çıkışı hakkındaki bir diğer sözü ise şöyledir:

“Bu zamanda öyle fevkalade hakim cereyanlar var ki, herşeyi kendi hesabına aldığı için, faraza hakiki beklenilen ve bir asır sonra gelecek o zat dahi bu zamanda gelse… (Kastamonu Lahikası, 57)

Bediüzzaman Said Nursi, “hakiki beklenilen ve bir asır sonra gelecek o zat” diyerek Hz. Mehdi (a.s.)’ın kendi döneminde henüz gelmediğini bildirmektedir. Ayrıca Müslümanlar tarafından beklendiğini ve kendi yaşadığı devirden bir asır sonra geleceğini de haber vermektedir.

Bediüzzaman Hicri 1300’lü yıllarda yaşamıştır. Kendisinden sonra gelecek asır olan Hicri 1400’lü yıllar Mehdi’nin çıkış zamanıdır.

Bediüzzaman’ın soy ağacı belgelerinde onlarca hata var

ahmet akgunduz bediuzzamanin soy agaci

 

Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Ahmet Akgündüz’’ün gösterdiği seceredeki çelişkiler ve yanlışlar

Video: http://www.youtube.com/watch?v=lEhQxFxJ6gU

Ahmet Akgündüz’ün okuması gereken kitap 1

ahmet akgunduz bediuzzaman said nursi seyyid secere adnan oktar

 

NURCULUK: http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/149384/Nurculuk

Önsöz: http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/13811

1. Bediüzzaman Hazretleri, “Bundan Bir Asır Sonra” Dediğinde 1977 Yılından Değil 2010 Yılından Bahsetmektedir: http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/13812

2. Hz. Mehdi (As)’In Sakalının Olmayacağı Ve Peygamberimiz (Sav)’İn Hadiste Bediüzzaman Hazretleri’nin İsmini Müjdelediği İddiası Doğru Değildir:http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/13813/

3. Bediüzzaman Hazretleri Hicri 13. Yüzyılın Müceddidir, Ama Ahir Zamanın En Büyük Müçtehidi Ve En Büyük Müceddidi Değildir:http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/13814/

4. Hz. Mehdi (As)’In “Hakim” Olmasının Manası “Filozof” Olması Değil, Tüm Dünyada Adalete Vesile Olmasıdır: http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/13815/

5. Bediüzzaman Hazretleri’nin Seyyid Olduğu Ve Mahkemelerden Çekindiği İçin Seyyid Olduğunu Gizlediği İddiası Doğru Değildir:http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/13816/

6. Bediüzzaman Hazretleri, “Kıyamet 300 Yıl Sonra Kopacak” Dememiştir, “Allahualem, Hicri 1545′de Kıyamet Kopacak” Demiştir: http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/13817/

7. Hz. İsa (As), “Bediüzzaman Hazretleri’nin Arkasında Namaz Kılıp Gitmiştir” İddiası Doğru Değildir. Hz. İsa (As)’In Hz. Mehdi (As)’In İmamlığında Namaz Kılışına Tüm Dünya Şahit Olacaktır: http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/14008/

8. Bediüzzaman Hazretleri, Hz. Mehdi (As) İçin “Zat” Dediğinde Bir Şahıstan Bahsetmektedir, Şahsı Maneviden Değil: http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/14009/

9. Hz. Mehdi (As), Allah’a Teslim Olmuş Salih Bir Kul Olarak İslam Ahlakının Dünya Hakimiyetine Vesile Olacaktır: http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/14010/

10. Hz. Mehdi (As) 3 Görevi Birlikte Yapacaktır, Bediüzzaman Hazretleri, Hz. Mehdi (As)’In 3 Görevini Birden Yerine Getirmemiştir:http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/14011/

11. Bediüzzaman Hazretleri, “Hz. Mehdi (As)’In Kendisine Program Edineceği Bir Eserden” Bahsetmektedir. Eğer İddia Edildiği Gibi Üstadımız Mehdi İse, Söz Konusu Bu Eser Nedir? Bediüzzaman Hazretleri Hangi Eseri Kendisi Hazır Bir Program Edinmiştir?:http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/14012/

12. Bediüzzaman Hazretleri, Risale-İ Nur’da 8 Ayrı Yerde, Hz. Mehdi (As)’In Çıkış Tarihinin Hicri 1400′ler Olduğunu Bildirmiştir: http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/14013/

Evrim Yanılgısı: http://harunyahya.org/tr/books/149384/Nurculuk/chapter/13824/

 

Ahmet Akgündüz’ün okuması gereken kitap 2

ahmet akgunduz bediuzzaman said nursi fethullah gulen abdulkadir badilli adnan oktar mehdi seyyid

 

İsa Mesih (as), Hz. Mehdi (as) ve İttihad-ı İslam: http://harunyahya.org/tr/Kitaplar/102748/

1. Risale-i Nur’da Mehdiyet’in Anlatıldığı Bölümler: http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/12461/

2. Bediüzzaman Hazretleri Hz. İsa (as)’ın Bizzat Şahsının, Kendisinden Sonra, Hz. Mehdi (as) Döneminde Nüzul Edeceğini Anlatıyor: http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/12531/

3. Hutbe-i Şamiye’de Baştan Sona İttihad-ı İslam ve İslam Ahlakının Dünya Hakimiyeti Anlatılır:http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/12532/

4. Bediüzzaman’ın Haber Verdiği Tarihler: http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/12462/

5. Bediüzzaman Said Nursi’nin İslam Birliği Hakkındaki Sözleri:http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/12463/

6. Allah Müslümanlara Birlik  Olmayı Emretmiştir, Birlik  Olmak Farzdır:http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/12464/

7. Ahir Zamanın İmanı ve Aklı Zayıf, Enaniyetli Din Alimlerinin Özellikleri:http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/12533/

8. ”Hz. İsa (as) İnmeyecek, Hz. Mehdi (as) Gelmeyecek” Diyen Bazı Kimselerin İddialarına Cevaplar – 1: http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/13745/

9. ”Hz. İsa (as) İnmeyecek, Hz. Mehdi (as) Gelmeyecek” Diyen Bazı Kimselerin İddialarına Cevaplar – 2: http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/13842/

10. ”Hz. İsa (as) İnmeyecek, Hz. Mehdi (as) Gelmeyecek” Diyen Bazı Kimselerin İddialarına Cevaplar – 3: http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/14079/

11. İman Zafiyetine Karşı; Mehdiyette İman Hakikatlerinin Önemi:http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/12466/

12. İslam Ahlakının Dünya Hakimiyetine İşaret Eden Bazı Kuran Ayetleri:http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/12534/

Evrim Yanılgısı: http://harunyahya.org/tr/books/102748/Isa-Mesih-(as)-Hz-Mehdi-(as)-ve-Ittihad-i-Islam/chapter/12468/

 

http://www.risaleinurkulliyati.com/

http://www.risaleinurtastamam.com/

http://www.bediuzzamansaidnursi.net

http://www.bediuzzamanvemehdi.com